Beyin ve Sinir Cerrahisinde Fıtık Nedir?
İnsan omurgasında belde 5, sırtta 12 ve boyunda 7 olmak üzere 24 adet zincir kemiği ve bunların gövdeleri arasında 23 adet süspansiyon görevi yapan kıkırdak dokusu vardır ki bunlara disk denir. Söz konusu bu diskler elastiktir ve etrafını sarmalayan bir bağ dokusu vardır. Ayrıca arkada ve önde tüm omurga boyunca zincir kemiklerinin gövdelerini birbirine bağlayan bağlar da mevcuttur. İşte omurgaya yük bindiğinde elastik olan ve şekil değiştirebilen disk dokusu bu yükü adeta emerek (absorbe ederek) şekil değiştirir ve yük kalktığında tekrar eski şeklini alır.
Yük aşırı ya da aşırı olmasa da ters olduğunda, ortada bulunan bu kıkırdak dokusu fıtıklaşarak çevresini saran bağ dokusunun yapısını zorlayarak bozabilir ve hatta yırtabilir. Bazen buna zincir kemiklerinin gövdesini arkadan bağlayan bağın yırtığı da eşlik edebilir. İşte EMAR raporlarında okuduğunuz bulging yani bombeleşme, protrüzyon ve ekstrüzyon gibi kelimeler bunları ifade eder.
Bu fıtıklaşma, belde oluşursa bel fıtığı, boyunda oluşursa boyun fıtığı, sırtta oluşursa sırt fıtığı olarak adlandırılır. Her üç bölgenin fıtıkları ağrı ve buna eşlik eden birbirinden farklı belirtiler ile kendini gösterir.
Bel Fıtığı Olursanız Neler Yaşarsınız?
Bel fıtığı yaptığı basıya bağlı olarak çeşitli yakınmalara yol açar. En önde gelen yakınma bel, kalça ve bacak ağrısıdır. Buna bacakta uyuşukluk, kasılma, karıncalanma ve keçeleşme gibi yakınmalar da eşlik edebilir. Bacakta ve ayakta güçsüzlük, çok ileri veya ihmal edilmiş hastalarda idrar ve büyük abdest kaçırma veya yapamama, eyer tarzı uyuşukluk gibi bazı duyu bozuklukları yaşanabilir. Yine önemli bir nokta şudur: Bel ağrısı olmaksızın, sadece kalça ve bacak ağrısı ya da uyuşukluk olan hastalar da vardır. Yani hastalar basit bir bel ağrısı ile de başvurabilir, diğer yakınmaların eşlik ettiği şiddetli yakınmalar ile de başvurabilir.
Ne Yapılmalıdır?
Hastanın dikkatlice sorgulanması ve titizlikle yapılan bir nörolojik muayenenin ardından çekilen EMAR görüntüleme birçok hastada tanı koymamız için yeterli olmaktadır. Ancak bazı istisnalar vardır. EMAR görüntüleme sonuçları hastanın yakınmaları ve nörolojik muayene bulgularını açıkça izah edemeyecek olursa ya da ayırıcı tanı için, eşlik edebilecek olan diğer hastalıkların ortaya konulması açısından ve yahut tedavi planlanması açısından; röntgen filmleri, bilgisayarlı tomografi, kalça ve diz eklemi gibi diğer bölgelerin EMAR görüntülemeleri, romatolojik tahliller ve EMG gibi uygun görülen bazı çalışmaların da yapılması gerekebilir. Tüm bu yakınmaların başka bir hastalığın belirtisi olabileceği gözden kaçırılmamalıdır.
Bel Fıtığının Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Bel fıtığında ameliyat çoğunlukla ilk tedavi seçeneği değildir. Hastanın klinik durumu ve radyolojik görüntüleri incelendiğinde çok az hastada cerrahi tedavi gerekmektedir. Bu nedenle ameliyat gerektirmeyen hastalarda istirahat, ilaç tedavisi ve fizik tedavi ilk seçenekleri oluşturmaktadır.
Bel Fıtığı Ameliyatlarında Açık Cerrahi Hâlâ Altın Standart mı?
Tüm gelişmelere rağmen yapılan çalışmalar göstermiştir ki ameliyat gerektiren bel fıtıklarının tedavisinde hâlâ açık cerrahi altın standart olma özelliğini korumaktadır.
Tıp sanatı, mevcut en yüksek kaliteli sonuçlara dayanarak klinik tecrübe ile hastanın tedavisini en iyi şekilde planlanmasını gerektirir…
Sonuçta kanıta dayalı tıp açısından, fazlasıyla denenmiş ve sonuçları bildirilmiş lomber mikrodiskektomi yani açık cerrahi; daha güvenilir, daha geniş bir alana ulaşmayı sağlayan, omurilik zarı ve sinir yaralanmalarını en aza indiren, dekompresyonun da geniş yapılabildiği, nüks oranlarının daha az olduğu bir yöntemdir. Bu yöntemin sonuçları nettir. “Bazı hastalarda başarılı, bazı hastalarda başarılı değildir” diye bir kavram yoktur. Yani tüm hastalar için başarılıdır.
Ayrıca ne hastanede yatış süresi, ne ameliyat sonrası konfor ve erken ayağa kalkma açısından diğer yöntemler ile açık cerrahi arasında fark yoktur.
En önemli fark ise açık cerrahinin, komplikasyonlar açısından daha güvenilir ve müdahale edilebilir olması ve daha az nüks yaşanmasıdır. Açık cerrahide diske ulaşmak için açılan yumuşak dokular mutlaka iyileşir, ama diğer yöntemlerde bazı komplikasyonlar düzeltilemeyebilir veya anında müdahale edilemeyebilir, hatta fark edilemeyebilir.
Burada önemli olan şey, hasta ve hasta yakınları ile iyi iletişim kurulmasıdır. Dürüst bir iletişim hastanın yararlanması açısından son derece önemlidir.
Boyun Fıtığı Olursanız Neler Yaşarsınız?
Boyun fıtığı yaptığı basıya bağlı olarak çeşitli yakınmalara yol açar. En önde gelen yakınma boyun ağrısı, hareket kısıtlılığı, omuz ve kola yayılan ağrı ve kürek kemiğinize vuran ağrıdır. Hastaların çoğu kolunu başının üstüne koyduğunda ya da değişik bir pozisyona aldığında ağrısının hafiflediğini söyler. Buna kolda ve elde uyuşukluk, kasılma, karıncalanma ve keçeleşme gibi yakınmalar da eşlik edebilir. Kollarda ve ellerde güçsüzlük, çok ileri veya ihmal edilmiş hastalarda direkt omurilik basısına bağlı olarak gelişen omurilik beslenme bozuluğu ya da direkt bası sonucu oluşmuş omurilik hasarları ile ilgili; kollarda güçsüzlük, hatta bacaklarda güçsüzlük, dengesizlik ve bazı duyu bozuklukları gibi önemli yakınmalar da yaşanabilir.
Yine önemli bir nokta şudur: Boyun ağrısı olmaksızın, sadece kol ve omuz ağrısı ya da uyuşukluk olan hastalar görülebilir. Yani hastalar basit bir boyun ağrısı ile de başvurabilir, diğer yakınmaların eşlik ettiği şiddetli bir tablo ile de başvurabilir.
Ne Yapılmalıdır?
Hastanın dikkatlice sorgulanması ve titizlikle yapılan bir nörolojik muayenenin ardından çekilen EMAR görüntüleme birçok hastada tanı koymamız için yeterli olmaktadır. Ancak bazı istisnalar vardır. EMAR görüntüleme hastanın yakınmaları ve nörolojik muayene bulgularını açıkça izah edemeyecek olursa ya da ayırıcı tanı için, eşlik edebilecek olan diğer hastalıkların ortaya konulması açısından ve yahut tedavi planlanması açısından; röntgen filmleri, bilgisayarlı tomografi, omuz gibi diğer bölgelerin EMAR görüntülemeleri, romatolojik tahliller ve EMG gibi uygun görülen bazı çalışmaların da yapılması gerekebilir. Tüm bu yakınmaların başka bir hastalığın belirtisi olabileceği gözden kaçırılmamalıdır.
Boyun Fıtığının Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Boyun fıtığında ameliyat çoğunlukla ilk tedavi seçeneği değildir. Hastanın klinik durumu ve radyolojik görüntüleri incelendiğinde çok az hastada cerrahi tedavi gerekmektedir. Bu nedenle ameliyat gerektirmeyen hastalarda istirahat, ilaç tedavisi ve fizik tedavi ilk seçenekleri oluşturmaktadır.
Boyun Fıtıklarında Hangi Cerrahi Tedavi Uygulanmalıdır?
Ameliyat gerektiren boyun fıtıklarında öncelikle şunu belirtmeliyim ki, omurilik ya da sinir köklerine bası önden olduğu için yaklaşım boyunun ön tarafından yapılmalıdır. Bu bir kuraldır. Bugün bilinen en yaygın yöntem, önden yaklaşılarak diskin çıkarılması, omurilik veya sinir köküne olan basının giderilmesi ve iki omur cismi arasına cage (kafes) ya da disk protezi yerleştirilmesidir. Mikrocerrahi kullanılarak yapılan bu ameliyata alternatif olarak endoskopik cerrahi, yani kapalı ameliyat da geliştirilmeye çalışılmaktadır; ama bilinen ve en çok uygulanan, ayrıca başarı oranı belirgin bir şekilde yüksek olan klasik cerrahinin yerini henüz alamamıştır. Klasik önden yaklaşım ve açık cerrahi tartışmasız olarak gerek erişim alanının genişliği, gerekse güvenlik, yani büyük damar ve sinir yaralanmalarına neden olunmasının en aza indirilmesi ve omurganın stabilizasyonu açısından üstündür.
Sırt Fıtığı Olursanız Neler Yaşarsınız?
Sırt fıtığı yaptığı basıya bağlı olarak çeşitli yakınmalara yol açar. En önde gelen yakınma çeşitli derecelerde sırt ağrısı ve belirgin hareket kısıtlılığıdır. Basının sırt bölgesinden çıkan sinir köklerine olması durumunda, etkilenen sinir kökünün anatomik seyrine göre seviye veren yani bant şeklinde sırtınızda hissettiğiniz, göğsün ön yüzüne de yayılabilen bir ağrı şeklindedir ve çok şiddetli olabilir. Yine bant şeklinde aynı bölgede uyuşukluk hissedilebilir.
Ancak omuriliğe bası varsa, bası olan seviyenin altında güç kaybı, bacaklarda güçsüzlük, çok ileri veya ihmal edilmiş hastalarda idrar kaçırma veya yapamama, büyük abdest kaçırma veya yapamama, bacaklarda kasılma-titreme gibi yakınmalar da yaşanabilir. Burada önemli bir nokta bacak ağrısının genelde olmamasıdır. Yani hastalar basit bir sırt ağrısı ile de başvurabilir, diğer yakınmaları eşlik ettiği şiddetli sırt ağrısı ile de başvurabilir, ama bel fıtığında olduğu gibi bacak ağrıları genelde yoktur.
Ne Yapılmalıdır?
Hastaların dikkatlice sorgulanması ve titizlikle yapılan bir nörolojik muayenenin ardından çekilecek EMAR görüntüleme birçok hastada teşhis koyabilmemiz için yeterli olmaktadır. Ancak bazı istisnalar vardır. EMAR görüntüleme bulguları, hastanın yakınmalarını ve muayene bulgularını izah edemeyecek olursa ya da ayırıcı teşhis, eşlik edebilecek diğer hastalıkların ortaya konulabilmesi açısından veyahut tedavi planlaması açısından; röntgen filmleri, bilgisayarlı tomografi, romatolojik tetkikler ve EMG gibi uygun görülen bazı çalışmaların da yapılması gerekebilir.
Tüm bu yakınmaların başka hastalıkların belirtisi olabileceği gözden kaçırılmamalıdır.
Sırt Fıtığının Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Sırt fıtığında ameliyat çoğunlukla ilk tedavi seçeneği değildir. Hastanın klinik durumu ve radyolojik görüntüleri incelendiğinde çok az hastada cerrahi tedavi gerekmektedir. Bu nedenle ameliyat gerektirmeyen hastalarda istirahat, ilaç tedavisi ve fizik tedavi ilk seçenekleri oluşturmaktadır.
Sırt Fıtıklarında Hangi Cerrahi Tedavi Uygulanmalıdır?
Sırt fıtığında cerrahi tedavi önden (göğüs boşluğu açılarak), arkadan veya arka yandan yapılan girişimlerle uygulanır. Buna radyolojik görüntüleme yöntemleriyle elde edilen bulgulara dayanılarak karar verilir.
Cerrahi tedavi planlanmasında sadece EMAR bulguları değil, kireçlenmiş (kalsifiye olmuş) fıtıkların tespiti açısından bilgisayarlı tomografi görüntülemesi önemli rol oynamaktadır.
Yaklaşımın nasıl yapılacağı, gerekli durumlarda omurganın sabitlenmesi, göğüs cerrahisiyle birlikte yapılacak bir ekip çalışmasının planlanması radyolojik görüntüleme sonuçlarına göre organize edilmelidir.
Yani sırt fıtıklarında cerrahi tedavi seçenekleri diğer bölgelerin fıtıklarına göre daha karmaşıktır.
Temel amaç omurilik ya da sinir köklerine olan basının uygun yöntemle giderilmesidir.